CULTURE & ART / TURKEY

                                                                   TANRIÇALAR GEÇİDİ FESTİVALİ BAŞLADI…
                                          Bu yıl ilki düzenlenecek olan “Tanrıçalar Geçidi” Festivali başladı. 

7 Eylül – 31 Ekim tarihleri arasında ilk kez düzenlenen “Tanrıçalar Geçidi” Festivali çok sayıda sanatçı ve sanatseverin katılımıyla gerçekleşti.

Ender Güzey’in sahibi olduğu Ender Güzey müzesi ARThillde gerçekleşen festivalin ismine ilham kaynağı olan da müzenin bulunduğu yerin önünden geçen Karya / Leleg yolunun antik çağda “Tanrıçalar Geçidi“ / “Ana Tanrıçaya giden yol” olarak anılmış olması.

Bu yıl ilkkez düzenlenen ‘’Tanrıçalar Geçidi Festivali’’ önümüzdeki yıllarda da sanatçı ve sanatseverlerle buluşacak.Bu yeni festival sadece ziyaretçilerine değil bulunduğu bölgeye de renklilik ve hareket getirdi…

Alazeytin yerleşiminde 200 yıllık Büyük Sarnıç’ın yanından başlayan ve ARThill’e kadar uzanan yol boyunca Land Art eserleri ile renkli bir ortam katılımcıları karşıladı. katılımı ve yorumları ile “Tanrıçalar Geçidi” konulu sergi ile buluşacaksınız.

Festivale Alman ve Türk sanatçıların yanı sıra Alazeytin Kadınlarının da aktif katılımıyla 2 ay sürecek olan “Tanrıçalar Geçidi” Festivali’nin ilk konukları arasında; Resim ve Heykel alanındasanatseverlerin ritmini arttıran isimler mevcut.

Merakla beklenen bu festivalde eserleri sergilenensanatçılar arasında Max Ernst, Mac Zimmermann, Belle Bachem, Ender Güzey, Adnan Turani, Erol Eti, Süleyman Saim Tekçan, Ergin İnan, Erol Kınalı, Ali Atmaca, Gisela Berk,  Maria Kılıçlıoğlu, Deniz Alt, Ekin Balcıoğlu, Sevdiye Kadıoğlu, Hüseyin Suna yer alıyor.

Duvar Resmi alanında Sevtap Yılmaz, Land Art alanında Bağdagül Demirtürk, Güliz Pilge, Nazan Berk Edis, Türkan Aslan, Çağrı Kaplan bulunuyor. Performans alanında festivalin konuğu Pınar Derin Gencer olurken fotoğraf alanında Mehmet Uyargil ve Rıza Erdeğirmenci eserleriyle festivale renk kattılar.

Seramikleri ile Emine Türk ve Handan Gaga Casser, Tanrıçaların Dansıyla Bilge Kural, Nil Derin Aydoğdu, Zeynep Arslanoğlu, Ece Demirkıran, klasik konseriyle Elif Önal Piyanosuyla, Esen Demirci de sesiyle konuklara benzersiz anlar yaşattı.

Ender Güzey’in ‘’Tanrıçaların Dansı’’ için kendi sanatsal motifleriyle tasarladığı kıyafetler müzayede ile satışa sunuldu

Oldukça farklı renkleri barındıran  festivalde sanatın hemen her alanından birer parça bulunuyor. “Ege’nin Kayıp Uygarlığı Lelegler” belgeseli Cüneyt Karaloğlu, Nadi Güler ile müziği Mehmet Uyargil, “Kanatlanmış Düşler” yazınıyla Wulf Schmid Noerr, “Gedankenflügel” Literatur Abend yer aldı.

  1. Eylül saat 20:00’de Arkeolog Aykut Özel’in “Bodrum’un Tanrı ve Tanrıçaları konferansı ile tarihe bir yolculuk , 9 Eylül günü ise Prof. Dr. Namık Açıkgöz “Tanrıçalar geçidinde Muğla kır sarnıçları” ile ziyaretçileri bilinmeyenlerin öğrenileceği bir yolculuğa çıkarttılar

Koleksiyonerler içinde oldukça eşsiz olan ve 2 ay sürecek olan bu sergide katılımcılar beğenmiş olduğu eser ya da eserleri satın alarak koleksiyonlarını zenginleştirebilecek veya ilk kez bir sanat eserine sahip olma şansını yakalayacaklar.

Davete; Meral İkizler, Türkan Gürsel, Rayıha Berkem, Feza Fırat, Elif İnci & Baran Aras, Zeynep Germen, Sibel Baycin, Afet & Duygu Anapa, Zeynep & Mert Uzel, Dr. Şükran Berker olmak üzere,cemiyet hayatının bir çok sanat sever ismi katıldı…

İletişim / Başak Oral 
F.F Basın Halkla İlişkiler 
Tel:0530 500 50 20

2018 NDS Edebiyat Ödülü’nü « 6.27 Treni » adlı romanıyla Jean-Paul Didierlaurent kazandı…..

Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi ile Notre Dame de Sionlular Derneği tarafından düzenlenen NDS Edebiyat Ödüllerinin onuncusu, 9 Mayıs 2018 Çarşamba akşamı Fransız Sarayı’nda, «6.27 Treni» adlı romanıyla Fransız yazar Jean-Paul Didierlaurent’a verildi. Can Yayınları tarafından yayınlanan kitabın Türkçeye çevir​isini yapan Aysel Bora ise « başarılı çevirmen » ödülü aldı….

Törene Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter, Kültür Ataşesi Eric Soulier, Istanbul Fransız Kültür Müdürü Matthieu Bardiaux, Notre-dame de Sion Fransız Lisesi Müdürü Yann de Lansalut, Türk Müdür Başyardımcısı Suzan Sevgi, NDS’liler Derneği ve çok sayıda davetli katıldı.  

                  Erice Soulier, JP Didierlaurent, Aysel Bora, Bertrand Buchwalter, Yann de Lansalut

Okul Müdürü sayın Yann de Lansalut projeyi şöyle açıkladı: « Bu ödülün, eserin diline göre dönüşümlü olarak verilmesini istedik çünkü her dil, bir halkın ve onun ortak kimliğinin ifadesidir. Ayrıca, ödül Fransızca konuşulan ülkeler ile Türkiye arasındaki kültür paylaşımına katkıda bulunmayı, yeni yazarları teşvik etmeyi ve dünya edebiyatını tanıtmayı amaçlamaktadır.»

Ödül Töreninde konuşan Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Sayın Bertrand Buchwalter şöyle konuştu : « On yıldan beri, Notre-Dame de Sion Edebiyat Ödülü, Fransız-Türk diyaloğunun en etkili araçlarından biridir: bu ödül – ve ona eşlik eden akşam – kültürlerimizin kaynaşmasının ve aramızdaki etkileşimin işaretleri; Fransızlar ve Türkler arasındaki düşünsel ve sanatsal bağların durmaksızızın güçlendiğinin kanıtıdır. Notre-Dame de Sion’un böyle bir ‘Fransız-Türk’ başarısına imza atan kurum olması çok doğal. İstanbul’un kültürel enerjisini her zaman varlığıyla besleyen bu prestijli kurum, bizi bu akşam bir araya getiren Fransız-Türk dostluğuna tutku ve dinamizmle hizmet etmeye devam ediyor ».

Yazar Jean-Paul Diderlaurent  konuşmasına böyle başladı : « Büyük bir heyecanla, 6.27 Treni’nin ilk satırlarının akıp gittiği bilgisayar ekranımın önünde kendimi tekrar yalnız düşünüyorum. Bu önemsiz RER treninin bir gün Orient-Express’e dönüşeceğini ve beni İstanbul’un kalbine götürmek için Seine-et-Marne son durağının çok ötesinde rotasına devam edeceğini nasıl hayal edebilirdim? »

Jüri başkanı Tomris Alpay romanı şöyle tanıtıyor:

Megakentin rutin döngüsünde ezilen ruhlar, geri dönüşüm makinesinin dişlileri arasında kaybolan kitaplar, 6.27 Treni günümüz yaşantısının modern ve fantastik bir anlatımı ».

« 6.27 Treni »

Edebiyat alanındaki ilk başarılarını, yazdığı öykülerle, kazandığı prestijli ödüllerle yaşayan Fransız yazar Didierlaurent, bu ilk romanıyla, başta ülkesinde olmak üzere dünya çapında adından sıkça söz ettirdi. Yayımlandığı 2014 yılında bir edebiyat fenomeni olarak kabul edilen kitap, kısa sürede 36 dile çevrildi.

Jean-Paul DIDIERLAURENT

1962 doğumlu Fransız yazar, Nancy’de tamamladığı reklamcılık eğitiminin ardından Paris’te çalışmaya başladı. Kısa bir süre sonra doğduğu kent Voges’a döndü ve uzun yıllar bir telekomünikasyon şirketinin müşteri hizmetleri bölümünde çalıştı. Yazdığı öyküleri, 1997 yılında keşfettiği öykü yarışmalarına göndermeye başladı. 2010’da “Brume” (Pus) adlı öyküsüyle Uluslararası Ernest Hemingway Ödülü’nü aldı. Aynı ödüle 2012’de, bu kez, “Mosquito” isimli öyküsüyle layık görülen yazar, onbeş yıl boyunca başka birçok ödülle taçlandırdığı öykü yazarlığına devam etti. 2014 yılında bir ay inzivaya çekilerek kaleme aldığı 6.27 Treni Fransa’da yılın edebiyat olayı olarak kabul edilmesinin ardından Michel Tournier Ödülü’nün de aralarında bulunduğu çok sayıda ödül aldı.

Aysel BORA, 1943’te İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdikten sonra Meydan Larousse ansiklopedisinin çevirmen kadrosunda görev aldı. Bugüne değin, aralarında Jean-Paul Sartre’ın Aydınlar Üzerine, Georges Simenon’un Hollanda’da Bir Cinayet, Amin Maalouf’un Ölümcül Kimlikler, Nathalie Sarraute’un Şimdi ve Açınız adlı yapıtlarının da bulunduğu pek çok kitabı dilimize kazandırdı.

NDS Edebiyat Ödülü Jüri Üyeleri:

Tomris Alpay (Jüri Başkanı)

Yazgülü Aldoğan, Liz Behmoaras, Emel Kefeli, Arzu Öztürkmen, Mayda Saris, Zeynep Sabuncu, Özlem Yüzak, Mine Haksal

NDS Edebiyat Ödülünün Tarihçesi

NDS Edebiyat Ödülü, dönüşümlü olarak  bir yıl Türkçe yazan bir Türk yazarın eserine; bir sonraki yıl ise Fransızca yazan ve eseri Türkçeye çevrilmiş Türk veya yabancı bir yazarın eserine verilmektedir.

İlk olarak, 2009 yılında başlatılan NDS Edebiyat Ödülü’ne « Kalenderiye » romanı ile Gürsel Korat layık görülmüştür. «Şehper Dehlizdeki Kuş» adlı öykü kitabıyla Ayşegül Çelik ise mansiyon kazandı.

2010 yılı NDS Edebiyat Ödülü ise Türkçeye çevirisi Yıldız Ademoğlu Atlan tarafından yapılan «Magnus» adlı romanıyla Fransız yazar Sylvie Germain’e verildi.

2011 NDS Edebiyat Ödülü’nü  « Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler » adlı kitabıyla Yalçın Tosun kazandı; Gaye Boralıoğlu « Aksak Ritim » adlı kitabıyla mansiyona layık görüldü.

2012 NDS Edebiyat Ödülü’nü, Aysel Bora’nın Türkçeye çevirdiği « Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara » adlı romanıyla Mathias Énard kazandı, Jean-Louis Fournier ise ”Nereye Gidiyoruz Baba? » adlı anlatı kitabıyla mansiyon aldı.

2013 NDS Edebiyat Ödülü’nü «Baba Oğul ve Kutsal Roman» adlı kitabıyla Murat Gülsoy kazandı.

2014 NDS Edebiyat Ödülü’nü, Türkçeye çevirisi Ebru Erbaş tarafından yapılan « Kahrolsun Dostoyevski » adlı romanıyla Atiq Rahimi aldı.

2015 NDS Edebiyat Ödülü’nü «Venüs» adlı romanıyla Şebnem İşigüzel alırken ve « Musa’nın Uykusu» adlı romanıyla Tuğba Doğan  mansiyon kazandı.

2016 NDS Edebiyat Ödülü’nü, Türkçeye çevirisi Ebru Erbaş tarafından yapılan «Yaşayanı Onarmak» adlı romanıyla Maylis de Kerangal aldı.

2017 NDS Edebiyat Ödülü’nü « Moskova Defteri » adlı öykü kitabıyla Bahar Aslan kazandı. Mansiyon ise Melisa Kesmez’in « Bazen Bahar » adlı romanına verildi